İmanın Şartları Nelerdir? (İmanın Şartı Kaçtır)

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Okuma süresi: 6 dakika

İman nedir? Hz. Muhammed’in İman Sorusuna Cevabı, İman’ın Şartları Nelerdir? Allah’a iman, Cebrail, Azrail İsrafil, Mikail, Kadere iman, Kitaplarına iman, Peygamberlere iman, İmanın Geçerli Olmasının Şartları Nelerdir, Kendi iradesiyle inanma, İman şartlarına uymak, Allah’ın rahmetine olan inanç

Anasayfa > Genel > İmanın Şartları Nelerdir? (İmanın Şartı Kaçtır)
08 Mayıs 2019
308 okunma
İmanın Şartları Nelerdir? (İmanın Şartı Kaçtır)
Okuma süresi: 6 dakika

İman Nedir?

İslam kelimesinin kökeni Arapça’dan gelmektedir. S-l-m kökünden türemiş olan islam kelimesi “kurtuluşa ermek, teslimiyet” anlamına gelmektedir. Müslüman kelime anlamı olarak “teslim olan” anlamına gelmektedir. İslam dini dünyanın dört bir yanına yayılmış dinlerden biridir.

İman, kelime anlamı olarak onaylamak, bir şeye kesin bir şekilden gönülden inanmak anlamına gelmektedir. İslam’da iman, Allah’a, Hz. Muhammed’in Allah tarafından getirildiğine, Kuran’da belirtilen emirlerin hepsine inanmak ve bu inancı dile getirmektir. Kuran-ı Kerim’de imanla ilgili bilgiler verilmektedir. Kuran’da yer alan Amentü “inandım” anlamına gelmektedir. Burada imanın şartları Kelime-i Şahadet ile birleştirilmiştir. Amentü;

“Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel ba’sü ba’del mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü.”

Türkçe anlamı ise “Allah’a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.”

Hz. Muhammed’in İman Sorusuna Cevabı

Bir hadiste iman ve Hz. Muhammed ile ilgili şu bilgiler verilmektedir (Buhârî, “İman”, 37; Müslim, “İman”, 1, 5);

Hz. Muhammed ashabı, onunla sohbet eden ve Peygamberi gören kimselere, ile otururken bir adam gelir. Peygamberin önünde diz çöker ve oturur. Sorusu ise “İman nedir?” olur. Bunun üzerine Hz. Muhammed şu cevabı verir “İman: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe (öldükten sonra dirileceğine), kadere, hayrına ve şerrine inanmandır”.

Adamın diğer sorusu ise “İslam nedir?” olur. Hz. Muhammed bu soruya ise “İslâm: Allah’a ibadet edip, O’na hiç bir şeyi ortak koşmaman, namazını kılman, farz olan zekâtı vermen, hacca gitmen orucu tutmandır” cevabını verir.

Adamın son sorusu ise “İhsan nedir?” olur. Hz. Muhammed “İhsan: Allah’ı görüyormuş gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da O seni görüyor” şeklinde cevap verir.

İman’ın Şartları Nelerdir?

İmanın altı şartı vardır;

1.Allah’a iman,

2.Melekler’ine iman,

3.Kitaplarına iman,

4.Peygambere iman,

5.Ahiret gününe iman,

6.Kadere iman

İmanın şartlarıyla ilgili Kuran-ı Kerim’de şu ifadeler bulunmaktadır;

“”Kim Allahı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse; o uzak bir sapıklığa düşmüştür.” (Nahl, 16/2)

1.Allah’a iman

İslam alimleri yaptıkları açıklamayla Allah’ı şu sözlerle tanımlamışlardır: “Allah, varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan yüce varlığın adıdır”.

Allah’a iman; O’nun varlığına, birliğine, bütün üstün sıfatlarına ve eksik sıfatlardan uzak olduğuna inanmak ve yüceliğine gönülden inanmaktır. Allah’ın bilinmesi gereken, zorunlu (vacip), caiz tüm sıfatlarını bilip olduğu gibi kabul etmektir.

Allah’ın varlığının bir başlangıcının ve sonunun yoktur. Ezeli ve ebedidir. Ona benzer kimse yoktur. Kızı, oğlu yoktur. Bir ortağı da yoktur. Var olmak için kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Yaratılan hiçbir şeye benzemez. Her şeyi O yaratmıştır ve her şeye gücü yetmektedir. Her şeyi görür, her şeyi işitir. Eksiksizdir. Eksiz olan tüm sıfatlardan uzaktır. Allah ile ilgili tüm bunlara inanmak ergenlik çağına gelmiş her müslüman için farzdır.

Kuran-ı Kerim’de Bakara suresinde (165, 166 ve 167) Allah’a iman ile ilgili şu sözler bulunmaktadır: “İnsanlardan kimileri vardır ki, Allah’tan başka bazı varlıkları Allah’a denk tanrılar sayar da bunları Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise en çok Allah’ı severler. Keşke zalimler -azapla yüz yüze geldiklerinde anlayacakları gibi- şimdi de bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu anlasalardı!” (166)

“İşte o zaman, izlenenler, kendilerini izleyenlerden hızla uzaklaşmışlardır; artık azabı görmüşler, aralarındaki bağlar kopmuştur.” (167)

“İzleyenler şöyle derler: “Ne olurdu, bize ikinci bir fırsat verilseydi de, şimdi onlar bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!” Böylece Allah onlara yapıp ettiklerini kendileri için pişmanlık sebepleri olarak gösterir. Onlar artık ateşten çıkacak değillerdir.” (168)

2.Meleklerine iman

İslam’da melek, kadın ve erkek cinsiyeti olmayan, yemek yemeyen, hiçbir şey içmeyen, gözle görülmeyen, günah işlemeyen, nurlu varlıklardır. Meleklerin başlıca görevi ibadettir. Meleklerin iradeleri vardır. Fakat insan gibi değillerdir, Allah’ın emrine karşı çıkma iradeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle günahsızdırlar ve makamları değişmez. Meleklerle ilgili Kuran-ı Kerim’de şu ayetler bulunmaktadır;

“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun katındakiler O’na ibadet etmekte (asla) kibir göstermezler ve (asla) yorulmazlar. Gece ve gündüz durmadan (yorulmadan) O’nu tesbih (ve takdis) ederler.” (Enbiyâ, 21/19-20).

 

Meleklerin görevleri Allah’a ibadet etmek olsa da farklı görevleri vardır. Melekler görevlerine göre dört büyük melek olarak ayrılmıştır;

Cebrail

Azrail

İsrafil

Mikail olarak ayrı ayrılmaktadırlar.

Cebrail

Kuran’da Cibril, Ruhulkudüs, Ruhulemîn, Rûh ve Resul olarak isimlendirilmektedir. Cebrail’in görevi Allah’ın emirlerine ve yasaklarına peygamberi iletmektir iletmektir. Yani peygamberlere vahyi getiren melek Cebrail’dir. Meleklerin en büyüğü ve en üstün olarak Olarak bilinmektedir. Kur’an-ı Kerim verilen bilgilere göre cebrail büyük bir güce sahiptir, aklı ve bilgisiyle diğer meleklerden üstündür.

Azrail

Kur’an-ı Kerim de ölüm meleği olarak isimlendirilen Azrail dört büyük melekten biridir. Görevi ise Allah’ın ona verdiği emirle canlıları ruhlarını almaktır. Azrailin emrinde de melekler bulunmaktadır. Meleklerde Allah tarafından ulaştırılan emirleri yerine getirmektedirler. Kur’an-ı Kerim de kafir ve mümin insanların canlarının alınışı tasvir edilmiştir. O tasvire göre; “Melekler, kâfirlerin canlarını alırken onları görseydin, onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar: Haydi, Cehennem azabını tadın diyorlardı”(el-Enfal, 8/50). “Melekler iyi insanlar olarak canlarını aldıkları kimselere de: Selâm size, yaptıklarınıza karşılık Cennet’e girin’ derler” (en-Nahl, 16/32)

İsrafil

Kıyamet gününde soruları üfleyecek olan melektir. Allah’ın emriyle iki kez soruları üstlenecektir. İlk üflemesiyle yeryüzündeki Ve gökyüzündeki tüm canlıların hayatına son bulacaktır. İkinci defa Sur’u üflediğinde İse tüm canlılar dirilecek, böylece ahiret hayatı başlayacak. Hazreti Muhammet sur ile ilgili sorulan sorulara şöyle cevap vermiştir “ Sur bir boynuzdur. İsrafil Sur’u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor”.

Mikail

Dört büyük melekten biri olan Mikail tabiat olaylarından sorumludur. Ayrıca insanlara, bitkilere hayvanlara nezaret eden melek melektir. Kuran’da Mikail’in adı Bakara Suresi’nde şu şekilde geçmektedir; “Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mikâil’e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.” (Bakara, 2/98)

3.Kitaplarına iman

Allah, Peygamberler aracılığıyla farklı zamanlarda insanlara doğruları gösterebilmek için vahiy yolu ile vahiy indirmiştir. Bu vahiylerin bazıları kitap haline getirilebilirken bazıları ise kitap haline gelmemiş kayıt altında tutulamamıştır. Allah’ın emirlerinin kitap haline getirilmiş haline “İlahi Kitap” olarak adlandırılır. Farklı zamanlarda farklı yerlerde bir çok peygambere vahiy yoluyla kitaplar gelmiştir. İslam dini yalnızca Kuran’a değil tüm ilahi kitaplara iman etmeyi emretmiştir. Bu konuyla ilgili bakara suresinde şu ifadeler kullanılmıştır; “(Ey Muhammed!) Onlar (Müslümanlar) sana indirilen kitaba da, senden önce indirilenlere de inanırlar…” (Bakara ayet 4)

Hz Adem’den beri dört ilahi kitap gönderilmiştir. İslam’a göre bu dört ilahi kitapta en son gönderilen ve tek geçerliliği günümüzde devam eden olan Kur’an-ı Kerim’dir. Diğer gönderilen kitaplar ve peygamberler ise şöyledir; Hz. Davut – Zebur, Hz. Musa – Tevrat, Hz. İsa – İncil’dir

4.Peygamberlere iman

İmanın altı şartından biri de peygamberlere imandır. Peygambere iman, Peygamberlerin Allah tarafından görevlendirildiğine, seçkin kişiler olduklarına, getirdikleri bilgilerin doğruluğunu ve bu bilgilerin Allah’tan geldiğine inanmak demektir. İslam dininde tüm Müslümanlara hiçbir ayrım yapmaksızın tüm peygamberlere inanmak farz kılınmıştır. Peygamberlerin bazılarına inanıp bazılarına inanmamak ise küfür sayılmıştır. Peygamberlere imanla ilgili Bakara ve Nisa sureleri nde şu şekilde değinilmiştir;

“Peygamber de kendisine Rabbi tarafından indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın Peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız…” (el-Bakara 2/285).

“Allah’ı ve Peygamberlerini inkar edenler ve Allah ile Peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip bir kısmına iman ederiz, ama bir kısmına inanmayız diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu? İşte gerçekten kâfirler bunlardır…” (en-Nisâ 4/150-151).

Hz. Muhammed ile ilgili ise Kuran-ı Kerim’de şu ifadelere yer verilmiştir: “Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur…” (el-Ahzâb 33/40).

6.Kadere iman

Kadere iman geçmişten geleceğe kadar tüm zamanlarda meydana gelmiş ve gelecek olan hayır ve şer her şeyin Allah tarafından belirlenmesi ve O’nun takdirinde olmasına olan inançtır. Allah, bütün dünyada bütün zamanlar boyunca canlı ve cansız bütün varlıkların yaşadığı veya yaşayacağı her şeyi bilen ve bunları belirleyendir. Tüm bunlara iman etmek imanın şartlarındandır.

Kadere imanla ilgili Kuran-ı Kerim’de şu ifadelere yer verilmiştir; “

Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.”(Enam 59)

İmanın Geçerli Olmasının Şartları Nelerdir?

İmanı eden müminlerin imanlarının geçerli olabilmesi için bazı şartlar vardır. İşte o şartlar;

1.Kendi iradesiyle inanma

Kişinin imanın geçerli olabilmesi için kişinin hür iradesiyle inanması gerekmektedir. Zorlama, baskı, çıkar, tehdit ile kişilerin iman etmesi geçerli sayılmaz. İslam dininde zorla iman ettirme yoktur.

Kişinin hayattan ümidini kesmesi durumunda imanı geçersiz sayılmaktadır. Gelen hayır veya şerrin Allah’tan geldiğine inanarak ümitsizliğe kapılmaması gerekmektedir. Ümitsizlikle ilgili ayette şu ifadelere yer verilmiştir; “Artık o çetin azabımızı gördükleri zaman ‘Allah’a inandık ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkar ettik’ derler. Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah’ın kulları hakkında süregelen kanunu budur. İşte kafirler burada hüsrana uğramışlardır” (el-Mü’min 40/84-85)

İman şartlarına uymak

Sözle iman ettiğini belirten bir kişinin davranışlarının da iman şartlarından uyması gerekmektedir. Sözle iman ettiğini belirten bir kişi davranışlarıyla iman şartlarına uymuyorsa imanı geçerli değildir. Örnek olarak Allah’ın belirlediği peygamberlerden sadece bazılarına inanmak diğerlerini inkar etmek iman şartlarına uymayan bir durum oluşturmaktadır. O nedenle iman şartlarına sadece sözle kabul etmek değil gönülden iman etmek gerekmektedir.

3.Allah’ın rahmetine olan inanç

Rahmet, birinin suçunu bağışlama, yargılaman ve merhamet etme anlamına gelmektedir. İman eden kişilerin Allah’ın rahmetinden kesin emin olmaları imanın geçerli olmasını engellemektedir. Bunu örnek olarak bir kişinin sevaplarına güvenerek cennete gideceğini düşünmesin veya günahlarından dolayı kesin cehenneme gideceğini düşünmesin iman inancını kaybetmesine neden olacaktır. Emin olmakta ümitsiz olunmaması gerekmektedir. Kuran’ı Kerim’de bu konuda şu ifadeler kullanılmıştır; “Doğrusu kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez” (Yûsuf 12/87)