Konkordato Şartları

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Okuma süresi: 5 dakika

Tkonkordato şartları 2019, konkordato şartları 2019, konkordato şartları değişti, konkordato projesi örneği, konkordato şartları hukuk, konkordato kanunu, konkordato alacak kaydı süresi, konkordato geçici mühlet

Anasayfa > Genel > Konkordato Şartları
31 Temmuz 2019
88 okunma
Konkordato Şartları
Okuma süresi: 5 dakika

Memlekette vuku bulunan halihazırdaki ekonomik kriz nedeniyle şirketler tarafından sıkça duyduğumuz bir kelimedir konkordato. Özellikle son zamanlarda Türkiye de ki köklü kara yolu şirketlerinden biri olan Pamukkale turizmin de mevcut krizden ne yazık ki etkilenmesi nedeniyle ismini birlikte sıkça duyduğumuz bir kelimedir bu. İtalyan kökenli bir sözcük olan konkordato sözlükte yer alan anlamları bakımından iki şekilde tanımlanır.

İlk olarak borçlu bir kimsenin borcunu ödeyemeyeceği bir duruma gelmesinin akabinde alacaklıları ile girdiği karşılıklı anlaşma, uzlaşma ve borçlarının ödeyebileceği şekilde tekrar yapılandırılmasını talep etmesi olarak tanımlandığı gibi bir diğer ikinci anlamı ise din ve devlet adamlığı görevini üstlenen papa’ nın adını kullanarak başka devletler ile girdiği anlaşma olarak ta tanımlanabilir. Bizim ele almamız gereken ise konkordato kelimesinin tanımlanan ilk halidir. Tanımlanan ilk hal aynı zamanda konkordato şartlarını da oluşturur.

Konkordato Nedir?

Kısaca ele alınacak olursa konkordato; borçlu olan kişilerin ve şirketlerin iflastan kurtulmak için alacaklıları ile karşılıklı giriştikleri bir anlaşma ve bu anlaşma akabinde iki tarafında karşılıklı olarak bir tatmin sağladığı sağlam bir uzlaşma ortamına varılması durumudur.

Mevcut olan sistemde ki bir kriz ve olumsuz ekonomik gidişatlar nedeni ile, borçlu olan kişi veya kurumun borcunu ödeyemeyecek duruma gelmesi üzerine borçlu olduğu alacaklıları ile aralarında vardığı uzlaşma ve borçlu olan bu kişi ve kurumların hali hazırda mevcut olarak bulunan bu durumu ele alarak, borçlarını ödeyebilecekleri bir şekilde yeniden gözden geçirip yapılandırması olayıdır.

Şahıs ve Şirketler Hangi Şartlar Altında Konkordato İlan Eder?

Ülkede ki mevcut olan ekonomik krizden, doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen şahıs ve işletmeler, kar edememeye, zarara uğramaya, iş yapamamaya başlayınca ilk olarak kendi içlerinde bu durumu düzeltmek için tedbirler almaya başlarlar. Bu tedbirler ise; işletmenin biraz daha küçülmeye gitmesi, bir noktada üretimi durdurması ve tabi ki her ne kadar tasvip etmesek te işten işçi çıkarılması gibi tedbirlerdir. Tüm bu krizi önlemek adına yapılan çalışmalar da bir sonuç vermeyince iflasın kaçınılmaz göründüğü bu durumda son bir umut olarak şahıslar ve kurumlar iflas eşiğinden kurtulmak için borçlarına karşılık alacaklıları ile bir araya gelerek ortak uzlaşma yoluna gidip borçlarının yeniden yapılandırılmasını talep eder. Bu durumda şahıs ve şirketlerin konkordato ilan etmesi anlamına gelir.

Konkordato İlanı İflas Anlamına mı Gelir?

Konkordato ilanı tam olarak bir iflas anlamına gelmez. Aksine borçlu olan kişi ve kurumların iflas etmemesi adına yapılan çalışmalardan biridir konkordato. İflas ise kelime anlamı bakımından borçlunun borçlarına karşılık haczedilen tüm mallarının paraya çevrilerek mevcut olan borçlarının tasfiye edilmesi yöntemidir. Hemen hemen aynı anlamlara gelen kelimeler olarak görülse de aralarında farklar vardır.

Konkordato uygulaması ve iflas arasında ki mevcut olan en temel farklar ise; iflas uygulamasının bünyesinde barındırdığı haciz işlemleri nedeniyle konkordatodan daha masrafsız bir uygulama olmasıdır. Ayrıca iflas uygulamasına sadece ticaretle uğraşan tacirler başvuruda bulunabilirken konkordatoya hemen hemen şahıs ve şirket olarak herkes başvuruda bulunabilir. Konkordato uygulaması yapılan işlemler ve gelişmeler sonucu kısa bir süre içerisinde nihai olarak sonuca ulaşabilirken, iflas kararının ertelenme süreci yaklaşık olarak 5 yıla kadar çıkabilmektedir.

Ama ne yazıktır ki borçlu olan kişi ve kurumlar konkordato ilanı yaptıktan belirli bir süre sonra, uygulanan kararlar neticesinde de olumlu bir sonuç alamamış ve halen daha mevcut borcunu ödeyemeyecek durumda kalmışsa o borçlu olan şirket ve kurum için iflas eşiği artık kaçınılmaz acı bir gerçektir. Konkordato bir nevi borçlu olankişi ve kurumların sektörde varlığını sürdürebilmesi giriştikleri son bir hamle ve hayatta kalabilmek için son bir çırpınıştır.

Konkordato İlan Eden Şirket İflastaki Gibi Mallarını Elden Çıkarabilir mi?

Ortak bir anlam olarak temelde amaçları borçlarını yapılandırmak olan iki uygulamada da en temel farklardan biri de borçlara karşılık şahıs ve kurumların ellerinde bulunan mallara uygulanan satış ve elden çıkarma işlemidir. Tacirlere yönelik haciz yoluyla yapılan iflas uygulamasının konkordato dan en temel farkı budur. Konkordato uygulamasın da şahıslara ve kurumlara ait olarak borç karşılığında el koyulan hiçbir mal şirket tarafından kesinlikle satılamaz, şahıs ve kurumlar bu malları asla ve asla rehin bırakamaz ve mevcut olarak ellerinde bulunan taşınmaz mallar üzerinde herhangi bir kısıtlayıcı bir şekilde hak talep edemez.

Konkordato İlanına Kimler Başvuruda Bulunabilir?

Konkordato teriminin ilk ortaya çıkıp uygulanmaya başlandığı dönemlerde ki amacı tacirlerin haklarını korumak ve onların iflas eşiğine gelmemelerini sağlamaktı. İlk başlarda sadece tacirlerin haklarını savunan ve onları iflastan koruyan konkordato uygulamasından sadece tacirler faydalanırken şimdi gelişen çalışmalar ve yapılan düzenlemeler ile birlikte tacir olup olmadığına, ticaretle uğraşıp uğraşmadığına bakılmadan ister şahıs ister kurum olsun fark etmeksizin hemen hemen her borçlu borcunu yapılandırabilmek adına konkordato uygulamasından faydalanabilmekte.

Konkordato Kararını Hangi Mahkeme Kabul Edip Verebilir?

Borçlu olan kişi ve kurumlar iflastan kurtulmak için borçlarını ödeyemeyeceklerini alacaklılara bildirip mevcut borçlarında yeniden bir yapılandırılmaya gidilmesini talep ederler. İflastan tabi olmak için yapılan bu konkordato uygulaması için borçlu olan ve konkordato talebinde bulunmak isteyen şahıs ve kurumların bulundukları yerde ki

Asliye Ticaret Mahkemelerine samimi bir beyan şeklinde yazılmış dilekçe ve mevcut bulunan bilançolarıyla birlikte giderek borçlarının ertelenmesi ve yeniden yapılandırılması için başvuruda bulunabilirler. Borca tabi olan kurumlar ve şahıslar konkordato talebi için Asliye Ticaret Mahkemesine gerekli evraklarla başvuruda bulunduktan sonra mahkemenin konkordato kararı verebilmesi için inceleme süreci başlamış olur.

Konkordato Uygulamasının Süresi Ne Kadardır?

Şahısların ve kurumların memlekette ki mevcut olan ekonomik krizden nem alarak borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmesi ve iflas etmemek adına alacaklıları ile uzlaşma yoluna gidip borçların yeniden düzenlenmesi anlamlarına gelen konkordato uygulaması Asliye Ticaret Mahkemesine gerekli evraklar ile birlikte yapılan başvurular sonucunda kabul edildikten sonra mahkeme tüm şartları tam anlamıyla inceleyip konkordato ya başvuran şahıs ve kurumlar adına üç geçici mühlet verecektir. Mahkemenin gerekli gördüğü durumlarda da yapılan talepler üzerine bu süre uzatıla da bilir. Mahkeme vermiş olduğu bu geçici mühletlerden sonra kesin mühletini bu geçici mühletler içerisinde vererek kararını açıklar. Tüm süreçlerin olumlu geçmesi ve talep edilen sürelerin kullanılması halinde ön görülen konkordato uygulamasının süresi yaklaşık olarak 23 ay olarak hesaplanmıştır.

Konkordato Süresi Boyunca İşletmede Çalışanlar Maaşlarını Nasıl Alır?

Konkordato şartları ve bu şartların uygulaması iflas uygulaması gibi sadece ticaretle uğraşan tacirlerin haklarını savunan ve sadece tacirlerin yararlanabildiği bir uygulama değil şahıs ve kurum olarak herkesin faydalanabildiği bir borç yapılandırma sürecidir. Şahıs olarak başvurular bir nebze daha da kolaydır konkordato için. Çünkü şahıs durumlarında sorumluluk kendine aittir her zaman.

Ancak bir kurum söz konusu olduğu zaman sorumluklar da giderek artış gösterir. Kurumların mevcut olan ekonomik kriz ortamından etkilenerek borçlarında bir yapılanmaya gitmesi bedelini işçilerin ve çalışanların ödediği bir durum olmamalıdır. Borçların ertelenmesi nedeni ile ödeme güçlüğü çeken iş veren bünyesinde çalışan işçilerin yaklaşık olarak 3 aylık maaşlarını ücret garanti fonundan ödenmesini talep edebilir. Bu durum iş vereni belirli bir süre rahatlatacağı gibi hakkını tam anlamıyla alamasa da çalışanı da bir nebze olsun sevindirir.